BİR ŞAHİT' İN YOK OLUŞU ( KIYAMETTE )


Her gün doğuşunda yine oradaydı ay.Her güneş doğuşunda umudunu yitirmeden bekliyordu.Ve sıra kendisine geldiğinde aynı gururla parlıyordu ta ki yeniden güneş doğana kadar...
Yine aynı döngüsel süreçlerden biriydi.Gecenin bir yarısıydı ve ''AY'' da şahit olmuştu yeryüzünde yaşananlara.Daha bir garip görünüyordu bugün yeryüzü yaradılışından beri.Soluk alamıyor, tıkanıyordu sanki dünya.Bu yaşananlara ''AY'' da şahit oldu.Ve öylecesine dalmıştı ki; unutuvermişti sırasını.Öylesine kalacaktı gökyüzünde ''AY'' üç gün. ''AY'' 'ın bu unutkanlığına inat güneş bu sefer batıdan doğduğunda yeryüzü için son gelmiş olacaktı.Canlılar için de!..Tüm bu yaşananlara ''AY'' da şahit olacaktı.
Önce bir dağın yerle bir oluşu duyuldu.Sonra denizin çığlığı..Ve kulağına, her gece izlemeye doyamadığı, 'insan'' denilen garip canlıların birden öldüğü çalındı.Ve bir fısıltı duyuldu güneşten.Artık sıra onlara gelmişti.Önce güneş çekilmeye başladı tüm ısıttıklarıyla.Soğudu.Soğudu.O eski canlılığını yitirdi.Çözülmeye başladı yavaş yavaş.Hiç tatmadığı bir duyguyu sanki yaşıyordu.Aslında bir ismi vardı duygularının:''AĞLAMAK'' ! Öyle deniliyordu yeryüzünde, duymuştu.Birden yüzünü dünyaya çevirdi.-O tüm masum güzelliğiyle- bakmaya doyamadığı; şimdi tüm renkleri gitmiş , yokoluyordu.Bir çekinti hissetti.Ve bir çatırtı.Aynı anda bir kopuş yaşandı... Yapması gerekeni biliyordu aslında.Ve ''O'' da diğerleri gibi salıverd kendisini sonsuzluğa.Salıverdi kendisini sonsuzluğa...

0 yorum: